Ana içeriğe atla

Av. Cihan Pekyürek

📅 13 Ağustos 2026⏱ 7 dk okuma

Son güncelleme: 13 Ağustos 2026

Kısa cevap: Hükmedilmiş nafaka miktarı, tarafların mali durumu veya hakkaniyet değiştiğinde artırılabilir, azaltılabilir ya da kaldırılabilir. Dava aile mahkemesinde açılır, bir süre sınırına bağlı değildir ve karar geçmişe değil, kural olarak dava tarihinden itibaren hüküm doğurur.

Boşanma kararıyla bağlanan nafaka, sonsuza kadar aynı kalmak zorunda değildir. Aradan geçen yıllarda çocuğun ihtiyaçları büyür, taraflardan biri işini kaybedebilir, gelirler enflasyon karşısında erir ya da nafaka alan taraf yeniden çalışmaya başlayabilir. Türk Medeni Kanunu bu değişimleri karşılamak için nafakanın sonradan yeniden belirlenmesine imkân tanır.

Uygulamada bu talep iki yönde gündeme gelir: nafaka alan taraf miktarın artırılmasını, ödeyen taraf ise azaltılmasını veya koşulları oluşmuşsa kaldırılmasını ister. Kayseri Aile Mahkemelerinde de boşanma sonrası en sık görülen dava türlerinden biridir. Nafaka türleri ve hesaplamanın genel esasları için önce nafaka türleri ve hesaplama esasları yazımıza göz atmanız yararlı olur.

Nafaka artırım veya azaltım davasının hukuki dayanağı nedir?

Talebin dayanağı, nafakanın türüne göre değişir:

  • TMK m.176/4: Boşanma sonrası bağlanan yoksulluk nafakası ile maddi tazminatın ödenme biçimi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde artırılabilir ya da azaltılabilir.
  • TMK m.331: Çocuk için ödenen iştirak nafakası, durumun değişmesi hâlinde hâkim tarafından yeniden belirlenir veya kaldırılır.
  • TMK m.365: Yardım nafakasında da benzer şekilde koşulların değişmesi dikkate alınır.

Ortak ölçüt şudur: hüküm tarihinden sonra ortaya çıkan ve nafakanın belirlendiği dengeyi bozan bir değişiklik. Boşanma davası sırasında zaten bilinen ve karara yansıtılmış olan bir durum, sonradan yeniden tartışılamaz.

Hangi hâller “durumun değişmesi” sayılır?

Mahkemeler somut olayı değerlendirir; ancak uygulamada sıkça dikkate alınan başlıklar şunlardır:

  • Nafaka ödeyen tarafın gelirinde belirgin artış ya da azalma (işten çıkarılma, emeklilik, iş değiştirme, iş yerinin kapanması)
  • Çocuğun yaşının ilerlemesi, okul kademesinin değişmesi, sağlık veya eğitim giderlerinin artması
  • Nafaka alan tarafın çalışmaya başlaması, düzenli gelir elde etmeye başlaması veya gelirinin kesilmesi
  • Tarafların yeniden evlenmesi ya da bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısının değişmesi
  • Hayat pahalılığı ve alım gücündeki kayıp

Enflasyon tek başına da artırım talebine dayanak yapılabilir; nafakanın uzun süre sabit kalması alacaklı yönünden fiilî bir azalma anlamına gelir. Buna karşılık talep edilen miktarın, ödeyen tarafın ödeme gücünü aşmaması beklenir. Değerlendirmede her iki tarafın da mali durumu birlikte tartılır ve sonuç hâkimin takdirine bağlıdır.

Dava nerede ve nasıl açılır?

  • Görevli mahkeme: Aile Mahkemesi (bulunmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi).
  • Yetkili mahkeme: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında kural olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). Bu, alacaklının taşınması hâlinde davanın yeni yerleşim yerinde açılabilmesi anlamına gelir.
  • Süre: Artırım veya azaltım davası hak düşürücü bir süreye bağlı değildir; koşullar değiştiğinde her zaman açılabilir.
  • Harç ve masraf: Nafaka davalarında harç, talep edilen yıllık artış miktarı üzerinden hesaplanır. Genel gider kalemleri için dava masrafları ve harçlar yazımızdaki tabloya bakılabilir.

Dilekçede yalnızca “geçim zorlaşıyor” demek yeterli olmaz; değişikliğin belgeyle ortaya konulması beklenir. Uygulamada sıklıkla sunulan deliller arasında SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu, vergi kaydı, tapu ve araç kayıtları, kira sözleşmesi, okul ve tedavi giderlerine ilişkin belgeler ile tanık beyanı yer alır. Mahkeme ayrıca tarafların mali durumunu resen araştırabilir.

Karar geçmişe etkili olur mu, ne zaman uygulanmaya başlar?

Yeni belirlenen miktar kural olarak dava tarihinden itibaren işler; geçmiş yıllar için toplu bir fark istenemez. Bu nedenle koşullar değiştiğinde davanın gecikmeden açılması pratik bir önem taşır. Karar kesinleşmeden icra takibine konu edilip edilemeyeceği ise talebin niteliğine göre değişir; nafaka hükümlerinin kesinleşmeden icra edilebilmesi mümkün olmakla birlikte, artırıma ilişkin farkın tahsili bakımından uygulamada farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.

Sonraki davaların önünü almak için hükümde nafakanın her yıl belirli bir endekse (örneğin ÜFE, TÜFE veya yeniden değerleme oranına) göre kendiliğinden artırılması istenebilir. Böyle bir artış maddesi bulunan hükümlerde, yalnızca endeks artışı yeni bir dava için tek başına yeterli görülmeyebilir; bu durumda gerçek bir koşul değişikliğinin ayrıca ortaya konulması gerekir.

Nafaka tamamen kaldırılabilir mi?

Evet, ancak kaldırma ile azaltma farklı taleplerdir. Yoksulluk nafakası bakımından TMK m.176/3 uyarınca alacaklının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü ya da alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde nafakanın kaldırılması gündeme gelir. İştirak nafakası ise çocuğun ergin olmasıyla kural olarak sona erer; çocuğun eğitimi devam ediyorsa yardım nafakası olarak sürmesi ayrıca talep edilebilir.

Ödeme güçlüğü yaşayan tarafın nafakayı tek taraflı olarak kesmesi ya da eksik ödemesi tavsiye edilmez; nafaka borcunun ödenmemesi icra takibine ve şikâyet üzerine tazyik hapsine konu olabilir. Doğru yol, miktarın mahkeme kararıyla yeniden belirlenmesini istemektir.

Sık sorulan sorular

Nafaka artırım davası açmak için kaç yıl beklemek gerekir?

Kanunda böyle bir bekleme süresi yoktur. Koşullar değiştiğinde her zaman dava açılabilir. Ancak hükümde yıllık otomatik artış öngörülmüşse ve başka bir değişiklik yoksa, talebin kabul görme ihtimali azalabilir.

İşsiz kaldım, nafakayı ödeyemiyorum; ne yapmalıyım?

Ödemeyi kendiliğinden durdurmak yerine azaltım (indirim) davası açılması ve işsizliğin SGK kaydı, fesih bildirimi gibi belgelerle ortaya konulması genel olarak izlenen yoldur. Geçici bir gelir kaybının kalıcı bir değişiklik sayılıp sayılmayacağı dosyanın koşullarına göre değerlendirilir.

Nafaka alan taraf çalışmaya başlarsa nafaka otomatik olarak biter mi?

Hayır, kendiliğinden sona ermez. Çalışmaya başlamak yoksulluğun ortadan kalktığı anlamına geliyorsa nafakanın kaldırılması veya azaltılması istenebilir; ancak elde edilen gelirin düzeyi ve süreklilik taşıyıp taşımadığı ayrıca incelenir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde belirlenen nafaka sonradan değiştirilebilir mi?

Protokolle kararlaştırılıp hükme geçirilmiş nafaka da koşulların değişmesi hâlinde artırım veya azaltım davasına konu olabilir. Tarafların anlaşmış olması, gelecekteki değişiklikler bakımından mutlak bir bağlayıcılık doğurmaz.

Sürecin dosyanıza nasıl uygulanacağı hakkında genel bilgi için Kayseri aile ve boşanma hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Randevu ve bilgi için: iletişim sayfası — Görüşmeler randevu ile yapılmaktadır.

Yasal Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Dosyanıza özgü değerlendirme için bir avukatla görüşmeniz önerilir.

Av. Cihan Pekyürek

Kayseri Barosu (Sicil No: 1746) — Ekim Hukuk Bürosu. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; aile, ceza, iş ve miras hukuku alanlarında Kayseri’de faaliyet göstermektedir. Hakkında →

📞Ara💬WhatsApp📅Randevu Al