Ana içeriğe atla

Av. Cihan Pekyürek

📅 19 Temmuz 2026⏱ 4 dk okuma

Son güncelleme: 19 Temmuz 2026

Kısa cevap: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 2018 kararına göre, evli olduğunu bilerek eşle birlikte olan üçüncü kişiden salt bu nedenle manevi tazminat istenemez; çünkü sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasındadır. Ancak üçüncü kişi bağımsız bir kişilik hakkı ihlali yaparsa (hakaret, özel hayat ihlali) sorumluluğu doğar.

Aile hukukunun uygulamada en çok sorulan sorularından biri şudur: Eşi tarafından aldatılan kişi, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiden (bilinen adıyla “sevgiliden”) manevi tazminat isteyebilir mi? Bu soruya yıllarca farklı daireler farklı cevaplar verdi; tartışma, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2018 tarihli kararıyla kesin biçimde sonuçlandı. Bu yazıda kararı ve pratik sonuçlarını inceliyoruz.

Kararın künyesi

  • Mercii: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu
  • Tarih: 6 Temmuz 2018
  • Esas / Karar: E. 2017/5 — K. 2018/7
  • Konu: Evlilik devam ederken, eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiden manevi tazminat istenip istenemeyeceği

Uyuşmazlık neydi?

Yargıtay daireleri arasında görüş ayrılığı vardı. Bir görüş; üçüncü kişinin, evli olduğunu bildiği biriyle birlikte olmasının aldatılan eşin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ve manevi tazminat gerektirdiğini kabul ediyordu. Karşı görüş ise sadakat yükümlülüğünün yalnızca eşler arasında olduğunu, üçüncü kişinin bu yükümlülüğün tarafı olmadığını savunuyordu. İçtihadı birleştirme yoluna bu çelişkiyi gidermek için gidildi.

Yargıtay ne karar verdi?

Büyük Genel Kurul, ikinci görüşü benimsedi: Evlilik birliği devam ederken, eşlerden biriyle evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiden, salt bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat istenemez.

Kararın temel gerekçeleri şöyle özetlenebilir:

  • Sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır: Türk Medeni Kanunu m.185 uyarınca sadakat borcu, evlilik sözleşmesinin taraflarına aittir. Üçüncü kişi bu yükümlülüğün muhatabı değildir.
  • Doğrudan saldırı yoktur: Üçüncü kişinin birlikteliği, tek başına aldatılan eşin kişilik değerlerine yönelmiş doğrudan bir hukuka aykırı fiil sayılmaz.
  • Sorumluluk genişletilemez: Aksi kabul, sorumluluğun belirsiz biçimde genişlemesine yol açar.

Önemli istisna: bağımsız kişilik hakkı ihlali

Karar, üçüncü kişiye karşı tazminat yolunu tamamen kapatmış değildir. Üçüncü kişi; birlikteliğin ötesine geçen, bağımsız ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali gerçekleştirmişse sorumluluğu doğar. Kararda örneklenen durumlar:

  • Aldatılan eşin konut dokunulmazlığını ihlal etmek (örneğin ortak konuta girmek),
  • Özel hayatına müdahale etmek, sırlarını ifşa etmek,
  • Elde edilen özel bilgileri yaymak,
  • Söz ve davranışlarıyla aldatılan eşin onur ve saygınlığına saldırmak (hakaret, aşağılama).

Bu hâllerde talep, aldatma nedeniyle değil; bu bağımsız haksız fiiller nedeniyle ileri sürülür.

Aldatılan eş kime karşı ne isteyebilir?

  • Eşine karşı: Boşanma davasında, kusurlu eşten TMK m.174/2 uyarınca manevi tazminat ve koşulları varsa m.174/1 uyarınca maddi tazminat istenebilir. Zina, özel boşanma sebebi olarak da ileri sürülebilir (TMK m.161).
  • Üçüncü kişiye karşı: Yalnızca yukarıda sayılan bağımsız ihlallerin varlığı hâlinde, genel hükümlere göre tazminat gündeme gelir.

Kararın bağlayıcılığı

İçtihadı birleştirme kararları, benzer uyuşmazlıklarda tüm yargı organlarını bağlar (Yargıtay Kanunu m.45). Bu nedenle 2018 sonrasında açılan davalarda ilk derece mahkemeleri ve Yargıtay daireleri bu ilkeye göre karar vermektedir.

Sık sorulan sorular

Üçüncü kişi, eşimin evli olduğunu bilmiyorsa ne olur?

Karar zaten “evli olduğunu bilerek” birlikte olan üçüncü kişi yönünden tazminatı reddetmektedir; bilmeyen üçüncü kişi yönünden sorumluluk evleviyetle söz konusu olmaz.

Aldatma boşanmada kusur sayılır mı?

Evet; sadakatsizlik, boşanma davasında kusur belirlemesinde ve eşten istenecek tazminat ile nafaka değerlendirmesinde dikkate alınır. Ayrıntı için boşanma davasında deliller yazımıza bakabilirsiniz.

Bu karardan önce açılmış davalar ne oldu?

İçtihadı birleştirme kararları, görülmekte olan davalarda da uygulanır; derdest dosyalar bu ilkeye göre sonuçlandırılmıştır.

Not: İçtihat özetleri yayım tarihindeki uygulamayı yansıtır; içtihat zaman içinde değişebilir. Dosyanıza özgü güncel değerlendirme için görüşme önerilir.

Aile hukuku süreçleri hakkında bilgilendirme için aile ve boşanma hukuku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Randevu ve bilgi için: iletişim sayfası — Görüşmeler randevu ile yapılmaktadır.

Yasal Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Dosyanıza özgü değerlendirme için bir avukatla görüşmeniz önerilir.

Av. Cihan Pekyürek

Kayseri Barosu (Sicil No: 1746) — Ekim Hukuk Bürosu. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; aile, ceza, iş ve miras hukuku alanlarında Kayseri’de faaliyet göstermektedir. Hakkında →

📞Ara💬WhatsApp📅Randevu Al